Handan

Bu hafta okuduğum kitaplardan birisi “HANDAN” isimli kitaptı.
Ayşe Kulin kitap çıkarttığı zaman ilk gün alır okur bitirir kitaplığıma koyarım. Yine aynısı oldu. Handan da Ayşe Kulinin diğer kitapları gibi sürükleyici, heyecanla bitti. Halide Edip Adıvar’ın yazdığı dönemdeki Handandan Gezi olaylarına kadar geldik. Çok etkileyici ve sürükleyiciydi. Ben kitaptaki Handanı bırakıp geziye gittim. Gezininin her sahnesi gözümde canlandı. Yaşanılanlar….Tekrar bir an gezi mi başlıyor demeden kendimi alamadım. Bağlantılar ancak bu kadar güzel kurulabilir ve olay bu kadar güzel bugünlere getirebilirdi..
Gelelim romanın konusuna ;
Başına buyruk haliyle; hataları, sevapları, acıları, sakarlıkları, sonsuz içtenlikteki aşkları ve zaaflarıyla hepimizden bir şeyler taşıyan, ama aynı ölçüde özgün, benzersiz bir karakter, Handan… 70’lerin çocuğu Handan, hayatının son derece hassas bir noktasında (yaralı bereli orta yaşında), Halide Edib Adıvar’ın ölümsüz eseri Handan’ın eşliğinde bir keşif, bir hesaplaşma yolculuğuna çıkmaya zorlanır. Bu yolculuk ki aşklar, aldatmalar, aldanmalar, ölümler ve entrikalardan geçecek, dahası, İstanbul’un tarihinin en hareketli, en renkli ve en “gazlı” günlerini, hem de tam ortadan kat edecektir…
Bu kadar anlatımdan sonra şimdi sırada Halide Edib Adıvar’ın ölümsüz eseri Handanı okumak var.
Sevgilerimle