Basit Adımda Yararlı Alışkanlıklar ile Hedeflerinize Ulaşın

Hepimizin günlük yaşamımızda değiştirmek istediğimiz pek çok davranış var, kendimizde memnun olmadığımız çeşitli durumlar ve bunları değiştirmek için kazanmak istediğimiz alışkanlıklar hatta erişmek istediğimiz irili ufaklı hedefler var. Örneğin bunlar ne olabilir diye şöyle bir aklımızdan geçirirsek; daha çok su içmek, yeterli uyuyabilmek, dik durmak, spor salonuna gidip kilo vermek, fit olmak için az yemek, düzenli almam gereken ilaçları unutmamak, çalışırken ara vermek, daha az oturmak, daha fazla meyve yemek veya sofradan doymadan kalkmak gibi. Bunların veya bunun gibi pek çok unsuru hayatımıza dahil etmek istiyoruz ve alışkanlık haline getirmek istiyoruz. Ama ne yapıyoruz, pek çoğumuz yalnızca istek aşamasında kalıyoruz.
Oysa bunları alışkanlık haline getirdiğimizde ancak başarıyı yakalıyoruz ve hedefe ulaşıyoruz. Çünkü alışkanlıkların gücü gerçekten inanılmaz, onlar geçen zaman içerisinde aynen kayaları aşındıran birer deniz dalgası gibi.
Peki bunun için ne yapacağız?
Çok basit bir teknik kullanacağız, cep telefonumuza bir duvar kağıdı yerleştireceğiz. Çünkü onu sürekli yanımızda taşıyoruz ve gün içerisinde de en çok ona bakıyoruz. Çoğumuz sevdiklerimizin resimlerini cep telefonumuzun duvar kağıdı haline getiriyoruz. Tamam bu güzel, ama ne yazık ki o ekranı kendimizde değiştirmek istediğimiz şeyler için kullanmamız gerekiyor.

Cep telefonuna fotoğraf yerine, buzdolabına da uygun bir foto ve görselde koyabiliriz..

Hedefe uygun görselinizi bulun.
Tasarımınızı duvar kağıdı haline getirin ekran da ayarlayın veya benim gibi buzdolabının üstüne asın..

Örnekler:
Fotoğrafta olduğu gibi fit olacağım..
Her saat başı su içeceğim.
Telefonumu her elime aldığımda derin bir nefes alacağım.
Uykuya dalmadan önce tüm bedenimi gevşetip düşünceleri bir kenara bırakacağım
Yatağa yatmadan önce burun spreyimi kullanacağım.
45 dakikadan fazla oturduğumda ayağa kalkıp gerineceğim.

Bu mucize yöntemi 21 gün uygularsanız sonuç alacaksınız..Amerika’da yapılan bir araştırmada 300 kişide deneye katılanların %90ında olumlu sonuçlar elde edilmiş. Ben de denedim oldu. Artık daha çok su içiyorum, uykuya daha dertsiz tasasız dalıyorum.

Ancak ufak bir ince nokta var, hedefi sakın yanlış belirlemeyin, örneğin daha çok su içeceğim dediniz ama başaramadınız. Hedefi onu tetikleyecek unsurlara bir adım geriye çekerek değiştirin ve tekrar deneyin, örnek; su şişesini masana koy, su şişesini doldur, şişeyi çantana koy ,su iç gibi. Gördüğünüz gibi su içmekten önce onu tetikleyebilecek 4 alt tetikleyici daha var, bu yüzden hedefi iyi belirleyin.
Lütfen bana inanmayın, kendinize inanın, sadece deneyin ve görün :).
Sevgilerimle
Ayşe DENİZ

Başarı

İşte başarının anahtarı ;

Dürüst olmak,
Sözünde durmak,
Güler yüzlü olmak,
Önce kendine güvenmek,
Sonra karşındakine,
Yardımsever olmak,
Yalan söylememek,
Duyarlı ve ilgili olmak,
Nazik ve saygılı olmak,
İyimser ve pozitif olmak,
Sabırlı ve istikrarlı olmak,
Başarıların tadını çıkarmak,
Sadık, cömert, azimli olmak,
Adil, uyumlu ve kararlı olmak,
İyi düşünüp doğru karar vermek,
Birlik beraberlik içinde yaşamak,
Disiplinli, planlı, programlı, sistemli olmak.

Hayatımızı Basitleştirmek

Hepimizin hayatında olan ve konuştuğu şeyler aslında. Yapılması gereken işler; bunları kimin ne zaman ve nasıl yapacağı, zamanın yetmeyebileceği, neyi nasıl organize edeceğimiz gibi günlük konular. Hayata zaman zaman bir eğlence gözüyle bakabilmek gerekiyor, meşhur sözdür, hayatı bu kadar da ciddiye almayın nasılsa hiçbirimiz içinden canlı çıkmayacağız diye. Çocukları gözlemlediğimizde birinci önceliklerinin oyun olduğunu görürüz, eğlenmek, yaratıcılık çok önemlidir. Sürekli olarak ?faaliyet? yaparlar, bu bazen ilk defa yaptıkları bir pastadır bazen de kartondan bir ev inşa ederler, ortalık biraz dağılsa da fazla önemsemezler. Genellikle günlerini büyük keyif içinde geçirirler. Çocukların hayatında çok olan ve bizim hayatlarımızda çok az olan şeyler var, eğer bunları artırabilirsek daha eğlenceli bir hayatımız olabilir ve kimse bize hayat bu kadar zor olmamalı demez. Çocuk olmak hayata farklı bir pencereden bakmaktır, biraz daha fazla gülmektir. Yetişkin olarak ne kadar az gülüyoruz, hepimizin biraz daha fazla gülmeye ihtiyacı var. Hayatı biraz daha hafife almalıyız belki de, önemsediğimiz şeylerin bu kadar da önemli olmayabileceği gerçeği ile yüzleşmeliyiz ve bir şekilde daha keyifli bir hayatın kapısını aralamalıyız.

Pozitif Düşün

Pozitif düşündüğünüzde ve bunu karşınızdaki kişilerle paylaştığınızda çevrenizdeki kişilerin olumlu özelliklerine odaklanmaya ve hissettiğiniz pozitif düşünceleri karşınızdaki kişilerle paylaşmaya çalışın. Karşınızdaki kişide yarattığınız küçük bir gülümsemenin bile sizi kişisel olarak tatmin edeceğini göreceksiniz. Hepimizin kendimize göre büyük mücadeleleri var; bitmeyen ve acısı devam eden.. Önemli olan pozitif düşünebilmek ve mücadeleyi kaybetmeden yürümek. Yorulmadığınız ve mutlu olduğunuz bir gün olsun.

Yıl Sonu Değerlendirmesi

2018 Hedeflerini belirlediniz mi?
Bir amacı olmalı insanın, kendine inanması için.
Sabah uyandığında kendine gülümseyen bir aynaya sahip olmak için.
Gözlerine mutluluk aşılayan bir amacın etrafında dönecek gücü veren, inancını daima taze tutan.
Bir amacı olmalı insanın ,öyle dünyayı kurtaracak cinsten değil
Yüreğine ışık tutsa, içindeki seslere cevap bulabilse yeterli olacak kadar.
Bir amacı olmalı insanın, kimseyi mutlu edecek özel bir çabaya ihtiyaç duymayacak kadar.
Öyle bir amaç ki kendi mutluluğundan beslenen mutluluk zincirinin başlangıcı olsun.
Öyle dev projelere imza atmak gerekmez.
Kendine baktığın kadar büyüyorsun başka gözlerde, yüreklerde yer açıyorsun.
Kendi ruhunu tanıdıkça gözlemleyebiliyorsun kendinde saklı yetenekleri.
Keşfe çıkmak için ruhunda kendine inanmak gerekiyor, her şeye rağmen kusurların mükemmelliğinde yaşamak.
Öyle karışık, içinden çıkılmaz formüllere bulaşmaya gerek yok
Bir amacı olmalı insanın, sevgiden güç bulduğu.
Bir amacı olmalı insanın, kendine yakışan değeri sunan.
Bir amacı olmalı insanın, küçük şeylerden mutlu olmanın kadrini bilecek yüce bir kalple…

Koçlukta Disney Stratejisi

Walt Disney, kardeşi Roy ile 1923 yılında Disney’i kurduğunda, şirketin 3 katlı bir binası varmış. Bu binanın 3. katında Hayalciler, 2. katında Gerçekçiler, 1. katında ise Uygulayıcılar varmış. İmkansızı isteyen Hayalciler 3. katta uçabilecekleri kadar uçup, hayallerini yazıp 2. kattaki Gerçekçilere gönderirlermiş. Gerçekçiler projeyi inceler, bazen Hayalcilere geri gönderir, bazen de onlarla oturup tartışırlarmış. Mutabakata varıldıktan sonra Gerçekçiler, projeyi Uygulayıcılara götürürmüş. Uygulayıcılar, bütçe, kaç kişi çalışacak, kimlerden yardım alınabilir, vb. şeyleri dikkate alarak inceler, muhalefet oldukları konuları tekrar Gerçekçilere gönderirlermiş. Hiçbir zaman Uygulayıcılar ile Hayalciler toplantı yapmazlarmış. Uygulayıcılar sadece Gerçekçilerle toplantı yaparlar, ve sonra projeyi uygulamaya geçermiş. İşte yıllardır devam eden başarının temeli bu. Hayalleri gerçek kılmanın 4 kuralı vardır; Merak, Özgüven, Cesaret ve Tutarlılık. Walt Disney diyor ki; Biz Disney’de geçmişe bakarak çok vakit geçirmeyiz. Hep ileriye gideriz, açılmamış kapıları açar, yapılmamışları yaparız. Çünkü bizler, meraklı insanlarız. Ve merakımız bize hep yeni yollar gösterir.